1- Arı Yetiştiricileri Birlikleri; 4631 Sayılı Hayvan Islahı Kanunu ve 19 Aralık 2001 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan “Islah Amaçlı Yetiştirici Birliklerinin Kurulması ve Hizmetleri Hakkında Yönetmelik” esaslarına göre kurulur. Bakanlık onaylı Ana sözleşme kapsamında faaliyet sürdürür.
2- Arı Yetiştirici Birliği kurmak isteyen aynı il hudutları içinde 50 adet arılı kovanı bulunan ya da Bakanlıktan üretim izni almış Ana Arı üreticisi olan asgari 7 kişi/tüzel kişi Adı- Soyadı ve kovan sayılarını belirten imzalı toplu dilekçe ile Valiliğe ( Tarım İl Müdürlüğü) müracaat eder.
3- İl Müdürlüğü gerekli incelemeyi yaptıktan sonra uygun ve/veya uygun olmayan görüşünü resmi yazı ile bildirir. Bakanlık görüşüne gerek yoktur.
4- Uygun görüş alındıktan sonra, yetiştiriciler kendi aralarında görev bölümü yaparak Arı Yetiştiricileri Birliği kurmak için hazırlatılan Anasözleşme ile topluca notere giderler. (Notere gitmeden önce Birlik adına bankada noterin uygun gördüğü meblağ yatırılarak hesap açtırılır.) 7-8 Tip Anasözleşme noterde imza altına alınır.
5- İşyeri açma ruhsatı almak için Belediyeye müracaat edilir. Bu konuda İl Müdürlüğü yardımcı olmak üzere müdürlük kampüsünden yer tahsisi yapar veya herhangi bir yer kiralanarak belediyeye ibraz edilir.)
6- İşyeri açma ruhsatı alan Geçici Yönetim Kurulu, Arı Yetiştiricileri Birliği kurmak üzere Ticaret Sicil Muhafızlığına müracaat eder. Tescilden sonra Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanarak kurulmuş olur. Yayınlanacak hususlar yönetmeliğin 7. maddesinde belirtilmiştir.
7- Tescil ve ilan işlemleri biten Birliğin kuruluşu tamamlanır. Kuruluşunu tamamlayan birlik. 3 ay içerisinde en az 25 üye ile ilk Olağan Genel Kurulunu yapar.
8- Genel Kurul tutanakları, tescil belgesi ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinden birer suret Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğüne ( TÜGEM ) gönderir.Birlik ile ilgili tüm yazışma ve bilgilendirme TÜGEM ile yapılır.
9- Birliğin kullanmakla yükümlü olduğu defterler ( Defteri Kebir, Yevmiye Defteri, Envanter Defteri, Kasa Defter, Evrak Kayıt Defteri, Kambiyo Defteri, v.s.) noter tasdik ettikten sonra kullanılır.
10- Birliğin merkezi il merkezi olup ismi:
............................İli Arı Yetiştiricileri Birliği şeklinde olacaktır.
11- Yetiştirici Birliği ve Tarım İl Müdürlüğü, ister kuruluş aşamasında isterse faaliyet döneminde olsun yönetmelik ve ana sözleşme hükümlerini çok iyi yorumlayarak hükümler çerçevesinde çalışmak zorundadırlar.
Çevre ve Orman İşletme Müdürü Zekeriya Mere’nin hayata geçirmek için büyük çaba gösterdiği ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun destek verdiği Türkiye’nin ilk ve örnek arıcılık ormanın önemli bir adım daha atıldı. Hacettepe Üniversitesi ve Türkiye Arı Yetiştiricileri Birliği’nden gelen uzmanlar Ağzıkara göletinin bulunduğu bölgede incelemelerde bulundular. Uzmanların ortak görüşü ise bölgenin arıcılık için son derece elverişli olduğu yönünde.
Türkiye’nin ilk arıcılık ormanında önemli bir adım daha atıldı. Hacettepe Üniversitesi Arı ve Arı Ürünleri Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kardiye Sorgun ve Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Bahri Yılmaz, Çevre ve Orman İşletme Müdürü Zekeriya Mere ile birlikte Şuhut’un Ağzıkara göletinin bulunduğu bölgede incelemelerde bulundu. Bölgeye dikilecek ağaçlar ve ekilecek bitkiler ile ilgili olarak yerinde incelemelerin yapıldığı Ağzıkara gezisinden uzmanlar son derece umutlu bir biçimde döndü. Modern ve daha verimli arıcılık yapılabilecek Türkiye’nin ilk arıcılık ormanı ile inceleme gezisine ilişkin bir açıklama yapan Hacettepe Üniversitesi Arı ve Arı Ürünleri Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kardiye Sorgun, bölgenin arıcılık için son derece uygun bir alan olduğunu açıkladı. Sorgun, projenin Türkiye’ye örnek teşkil edecek bir proje olduğunu belirterek, “Bölge orman haline getirilecek ve daha sonra burada pilot arılıklar kurulacak. Böylece bu doğa parçası hem orman olarak hem de arıcılık ürünleri için değerlendirilecek. Bölge arıcılık için uygun görünüyor” dedi.
ARICILIK ORMANLARI AVRUPA’DA 50-60 YIL ÖNCE KURULDU
Sorgun, bu tür projelerde Türkiye’nin geç kaldığının altını çizerek, “Avrupa ülkelerinde aşağı yukarı 50-60 yıl önce arı ormanları kurulmuş ve bu ormanlarda çok değerli ürünler ediliyor. Biz de Türkiye Arıcılar Birliği, Çevre ve Orman Bakanlığı ve Hacettepe Üniversitesi Arıcılık Merkezi ile protokol imzalayacağız ve böyle ormanları oluşturmaya başlayacağız. Bunun ülke ekonomisine ve geleceği için gerçekten çok büyük önemi var. Geç kalınmış bir projeydi ama emek verenlerin düşüncelerine sağlık demek istiyorum” diye konuştu. El birliği ile projenin hayata geçeceğini ifade eden Sorgun, “Bugün bu alanda olması gereken bitkileri yapacağımız ortak akıl toplantısı ile belirleyeceğiz. Sanıyorum birkaç ay için de dikimler başlayacak” yorumunu yaptı. Projenin Türkiye’ye örnek oluşturacağını da bildiren Prof. Dr. Sorgun, “Tabii bu ilk proje ki bunu Eskişehir, İzmir ve diğer iller takip edecek. Biz bilimsel yönünü destekleyeceğiz. Çevre ve Orman Bakanlığı zaten bize her konuda yardımcı olacaklar. Türkiye Arıcılar Birliği de tabii ki arıcılığın her türlü sorunu ile girdi ve çıktılarını biliyor” şeklinde konuştu.
ARICILIK DENİNCE SADECE BAL AKLA GELMEMELİ
Sorgun, balın son derece değerli bir ürün olduğunu da hatırlatarak, “Halkımızın aklına arı ürünü denince sadece bal geliyor. Ama bu değil. Polen ve propolis gibi diğer arı ürünleri de devreye girecek” dedi. Arının bölgede yaşatılmasının bitkisel üretim için de önemli olacağını kaydeden Sorgun, “Ayrıca boş alanların yeniden rehabilite edilmesi artı ağaçlandırılması da inanılmaz güzel olacak. Yaptığımız gezide bu alanlardan pek çok resim çektik. Umarım bir 10 yıl sonra buraları yemyeşil görürsek, bu hepimiz için başarısı olacaktır” yorumun yaptı.
YILMAZ: “BAKAN EROĞLU DESTEK VERDİ”
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Bahri Yılmaz ise arıcılık ormanı ile ilgili olarak Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ile daha önceden bir görüşme gerçekleştirdiklerini ve Eroğlu’nun kendilerine yardımcı olduğunu ifade ederek, “Bizim Çevre ve Orman Bakanı Sayın Veysel Eroğlu’ndan Birlik olarak arıcılık ormanı ile ilgili bir talebimiz vardı. Bu konuda kendisinin ve ekibinin yaklaşımı çok yapıcıydı. İlk defa Türkiye’de dünyadaki örneklerine eş bir arıcılık ormanı kurulacak. Biz bu konuda Sayın Eroğlu’na teşekkür ediyoruz” dedi. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği’nin 40 bin üyesi ile Türkiye’nin 76 ilinde örgütlü olduğunu ifade eden Yılmaz, “Türkiye’deki arıcılık üretiminin tamamını kayıt altına almış bir STK’yız” diye konuştu.
“TÜRKİYE’NİN YÜZDE 43’ÜNÜN TAPUSU ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI’NDA”
Arıcılar olarak Çevre ve Orman Bakanlığı ile olan ilişkilerinin çok işçi dışlı olduğunu kaydeden Yılmaz, “Çünkü üretimimizin hemen hemen tamamına yakınını Orman Bakanlığı’nın sahalarından, çam ve kekik alanları başta olmak üzere doğal floranın olduğu alanlardan yapıyoruz. İnsanlarımız geçimini bu işten sağlıyor” yorumunu yaptı. Yılmaz, gölet civarındaki ağaçlandırmanın Türkiye’de ilk ve örnek bir çalışma olacağının altını çizerek şunları söyledi:
“Ağaçların dikiminde bizlerin Birlik olarak bir katkısı olacak. Ortak bir protokol hazırlığımız var. Hocamız Kadriye Hanım, Müdür Zekeriya Bey ve Muğla Birlik Başkanı Ziya Şahin Bey ve biz bu projeyi yürütecek çekirdek bir ekibiz.”
“AFYON BÖLGESİNE ARICILAR HER ZAMAN GELECEK”
Afyon’un Türkiye’de arıcılar için önemli bir bölge olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Afyon bölgesine arıcılar her zaman gelecek. Bundan sonra da gelecek. Arıcıların Trakya’ya gitmesindeki ana neden buradaki floranın bitmesinden sonra o bölgedeki ayçiçeği alanıdır. Arıların oraya gitmesi Trakya’daki bitkilerin döllenmesi açısından da önem arz ediyor. Dolayısıyla arı yoksa, dünyada hayat yok, Türkiye’de hayat yok. Biz arıların ve arıcıların korunması yönünde devletin her kademesinden her insandan destek bekliyoruz” şeklinde konuştu.
AKASYA DİKİLİRSE MUAZZAM ÜRETİM OLUR
Yılmaz, Ağzıkara göletinin bulunduğu bölgenin çok büyük bir potansiyel taşıdığını belirterek, bölgeye özellikle akasya ağacı dikilmesi durumunda verimin çok fazla olacağını ifade etti. Yılmaz, sözlerini şöyle noktaladı:
“Hele biz oraya akasya gibi bal verimi yüksek bitkileri de diktiğimizde tahmin edilen 37 ton bile az olacaktır. Daha üstünde bir üretim kesinlikle olacaktır. Çünkü Macaristan’da bir dönüm akasyadan 150 kilogram bal elde ediyor. Ne pamuktan ne de başka bir tarım çeşidinde bunu elde edemiyorsunuz. Akasya bunun yanında erozyonu önlüyor. Afyon arıcılar için zaten bir cazibe merkezi iken projenin bitmesi ile daha da cazip olacaktır. Çünkü Afyon Türkiye’nin çatısıdır. Türkiye’nin batısının çatısıdır. Tıpkı Sivas ve Erzurum gibi. Arıcılar yaz mevsiminde Türkiye’nin üç noktasında yoğunlaşır ki bunlar Sivas, Erzurum ve Afyon’dur.”
Bölgenin gezilmesinin ardından Hacettepe Üniversitesi ve Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği heyeti projenin detaylarını görüşmek üzere bir toplantı gerçekleştirdi.